35'E BAKLA...VE BİR SEÇİM GÖREVLİSİNİN ANILARI...

2009-03-30 22:24:00
IMG_1194


Dün sandıkta görevliydim, bugün saat 19:45 ve yeni kendime gelebildim arkadaşlar, inanın en zor işlerden biridir bu iş. Birincisi size sormazlar istermisin diye, devretmek de bir o kadar zordur.Sabahın yedisinde düşersin yollara,  daha önce hiç görmediğin insanlarla  15-16 saat  yanyana çalışmak zorundasındır, üstelikte farklı görüşteki ve heyecanlı , parti müşahidleridir bu insanlar, arkasından say say bitmeyen zarflar pusulalar...
Gece rüyasında görmüş telaşlılar,ile sabah namazından sonra heyecandan uyku tutmamış ihtiyar amcalar ve teyzeler, daha saati gelmeden kuyruk oluştururlar.Bitmek bilmeyen boş zarf ve pusulaların sayım işlemi sırasında söylenmeye başlarlar.Oy kullanma işlemi başlar , bu sefer de ben daha çok hastayım beni öne alın tartışmasıyla , adrenalin takviyesi yaparlar görevlilere.
Aslında saat 10:00 itibariyle seçmen azalıyor ama , İllaki sabah erkenden gelmek istiyorlar ve boşuna kuyruk yapıp kendilerini yoruyorlar.Kaçıncı sandık görevim, bu değişmeyen bir durum. 
Neyse efendim öğleye doğru tekrar büyük bir yoğunluk yaşanıyor, bundan da şunu anlıyoruz geç bir pazar kahvaltısı yapanlar, öğlen saat 12:00 civarı oy kullanmaya geliyor ve bu sayı  o kadar  fazlaki inanamazsınız.Sonraki saatlerde seçmenler bir azalıp bir çoğalarak akşam oluyor. Aslında tam bir sosyoloji tezi konusu seçmen profili ve davranışları, sosyoloji öğrencilerine duyurulur:))
Mesela benden bir gözlem; Türk seçmeni oy kullanma işini gerçektende bir vatani görev olarak görüyor ve büyük ciddiyetle ele alıyor.Hele bazı seçmenler kravatını takmış, bayanlar muntazam giyinmiş , bayılıyorum onlara.
Genelde bir heyecan durumu da var.Bazıları ki bunlar yaşlılar ve birde bazı bayanlar, elleri titriyor resmen.
Bence birincisi " milli irade" ruhunu hissetiğimiz ve bir de vatandaş olarak sanırım adam yerine konduğumuz tek yer sandık....! Bu da davranışlarımıza yansıyor.
Efendim sandıklar açıldıktan sonraki duruma geçersek ; önce gayet sakin giderken, zaman ilerledikçe hızlanma duygusu,  pusulaların büyüklüğü, geçersizmi değil mi durumları, hele o sanki Alamanya' ya mektup gönderecekmiş gibi sıkı sıkıya kapanmış zarflar açılmak bilmez  bir türlü.
 yerel seçimlerin, en heyecanlıları muhtar adayları, dakka başı gelip sıkıştırılar, ne oldu diye...
Başlar döner, gözler kararır, zarf ve pusula sayısı tutmayıverir, hadi sil baştan baştan başla saymaya...
Allah'a şükür bir tatsızlık olmadan, alnımızın akıyla bitirdik sayımı saat 23:30 du.
Öncelikle sonuçların hayırlı olmasını diliyorum.Türkiye genelinde , yüzdelik değer açısından az da olsa değişiklikler oldu, bu değişikliği her partinin iyi algılaması gerektiğini düşünüyorum !

Ne alaka diyeceksiniz , bakla ve memleket meselesi ama bir zamalar 35 krş.'a satılırmış bakla ama gerçek kuruş...hemde hormonsuz gerçek baklaymış...Yeni belediyelerin , illerinde organik tarıma önem vermelerini diliyerek konuyu birleştirmeye gayret ettim idare edin canım:))
Ben baklayı çok severim ve pişerken eve yaydığı kokuya bayılırım, bana göre baharın habercisidir bakla ve yılın ilk baklasını yapmış bulunuyorum.

Malzemeler:

1 kg. bakla
1 kuru soğan
4 dal yeşil soğan
2 domates
1 çay bardağı zeytinyağ
1 tatlı kaşığı şeker
tuz
1 yemek kaşığı un
dereotu

Yapılışı:    Bakla ayıklanır, ortadan ikiye kesilir, tencereye konur.Soğanlar ve domates doğranır, şeker , tuz eklenir.1 yemek kaşığı un da baklaların üstüne serpilir, karıştırılır.Yağ ve üstünü örtecek kadar su eklenir.Orta ateşte pişirilir.Pişince servis tabağına alınır, dereotu konur.
Ben baklayı genelde düdüklü tencerede yaparım.Bu durumda, su miktarı , baklaların yarısına kadar gelecek şekilde ayarlanır.Un serpilmesinin nedeni ise, suyunun özlü olması içindir.Annecimden öyle gördüm.

603
0
0
Yorum Yaz